Dünyanın ilk sanal gerçeklik kameralı uydusu olduğunu söylediği Overview 1‘i uzaya göndermeye hazırlayan SpaceVR, sanal uzay turizmi ve uzaydan canlı yayın gibi konularda deneyler yapacak.

Overview 1 uydusu, Uluslararası Uzay İstasyonu‘na (International Space Station) gidecek olan SpaceX‘in CRS-12 aracıyla taşınacak.

Overview 1, 4K kalitede 360 derece video çekebilen iki yüksek kaliteli kamera bulunduracak. Dünyaya gönderilecek olan görüntülerin sanal gerçeklik gözlükleri kullanılarak erişilebilir olması planlanıyor. Böylece sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde uzaydan canlı yayınla görüntüleri evden izlemek mümkün olacak.

Nisan ayında 1.25 milyon dolarlık tohum yatırımı alan SpaceVR, bu yatırım Overview 1’i geliştirmek için kullanacak. Sanal gerçeklik turlarını ön sipariş olarak satmaya başlayan SpaceVR, 1 yıllık abonelik için 35 dolar, hayat boyu sınırsız abonelik için ise 99 dolar talep ediyor. SpaceVR’ın Overview 1 uydusunun, Haziran 2017‘de uzaya fırlatılması ve yörüngeye yerleştirilmesi bekleniyor.

Kaynak : webrazzi.com

Akıllı teknolojiler artık hayatımızın her alanına girdi ve bundan böyle balık tutarken bile teknolojiden yararlanmak mümkün olacak. Elbette hali hazırda teknolojilerin kullanıldığı profesyonel balık avlarından değil, hobi amaçlı balık avcılığından bahsediyoruz. Anglr adlı girişim, balıkçıların oltalarını akıllı hale getiren bir aparat görevi görüyor. Basitçe oltanıza monte edilen Anglr, oltanızı takip eden bir ürün.

Anglr ürünü, iOS ve Android platformlarındaki ücretsiz uygulama ile kendi arasında konuşuyor. Kullanıcılar Anglr ürünü içinde yer alan akıllı sensörler sayesinde uygulamaya tüm veriyi yüklemiş oluyor. Böylece Anglr uygulaması ile balık tuttuğunuz mekanları işaretleyebilmeniz mümkün. Gerçek zamanlı veriler sayesinde çevredeki balıkçılar da eğer Anglr kullanıyorsa onlarla etkileşime geçmeniz mümkün oluyor.

130 dolarlık fiyat etiketi ile ön sipariş toplamaya başlayan akıllı olta sistemi Anglr’ın ilk siparişlerinin bu yılın sonunda ilk kullanıcılarına teslim edilmesi bekleniyor. Balıkçıların tercih edeceği bir ürün olur mu olmaz mı bilinmez ama ilginizi çektiyse akıllı olta girişimi Anglr ve özelliklerini anlatan kısa bir videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Kaynak : webrazzi.com

Reklam verenler için yeni haber değil ancak ekranın önündeki son kullanıcılar için önemli. Facebook reklam hedefleme pratiklerini, kullanıcı öncelikli hale getirdiğini her fırsatta dile getirirken, diğer taraftan kullanıcıları da bilgilendirmeye devam ediyor. Ancak şirketin aynı ortamda bulunduğunuz insanları arkadaş önerilerinde gösterebilmesi gibi garip durumlar, kullanıcıların şeffaflık ve veri güvenliği konularında aklını karıştırmaya devam ediyor.

Facebook, kişisel verilerimizden gelir yaratmak konusunda dünyanın en başarılı şirketlerinden biri ve bu konuda giderek daha güçlü hale geliyor. Başka bir sitede gezinirken gördüğünüz bir ürünün reklamını Facebook’ta görmeniz an meselesi haline gelirken, Instagram’da paylaştığınız bir tatil fotoğrafı size Facebook’ta gittiğiniz yerden bir otel reklamı olarak geri dönebiliyor… Zira Facebook, sizi platformu dışındaki web siteleri ve uygulamalarda da izleyebiliyor. Beğen (Tepkiler) tuşunun olduğu her sayfayı açtığınızda Facebook’a bir bildirim gidiyor.

Facebook’taki reklam verme pratiğine aşina olmayan milyonlarca kullanıcı için, Washington Post, geçtiğimiz günlerde Facebook’un sizi reklamlarda hedeflemek için kullandığı 98 kişisel veri noktası başlıklı bir haber paylaştı. Facebook’un kendi açıklamalarından yola çıkarak hazırlanan liste, endişeli kullanıcılar için iyi bir rehber niteliğinde. Haberde paylaşılan ve reklam verenlerin de doğrulayabildiği veri noktaları şu şekilde sıralanıyor:

  1. Konum
  2. Yaş
  3. Kuşak
  4. Toplumsal Cinsiyet
  5. Dil
  6. Eğitim düzeyi
  7. Eğitim alanı
  8. Okul
  9. Etnik yakınlık
  10. Gelir ve net varlık
  11. Ev mülkiyet durumu ve türü
  12. Evin değeri
  13. Mülkiyetin büyüklüğü
  14. Evin metrekaresi
  15. Evin yapılış yılı
  16. Hanehalkı
  17. Önümüzdeki 30 gün içinde yıl dönümü olan kullanıcılar
  18. Ailesinden ya da memleketinden uzakta olan kullanıcılar
  19. Yıldönümü olan, yeni evlenen, nişanlanan, yeni taşınan ya da doğum günü olan birinin arkadaşları
  20. Uzak mesafe ilişki içindekiler
  21. Yeni ilişkiye başlayanlar
  22. Yeni işe başlayanlar
  23. Yeni nişanlananlar
  24. Yeni evlenenler
  25. Yeni taşınanlar
  26. Yakında doğum günü olanlar
  27. Anne-babalar
  28. Anne-baba adayları
  29. Türüne göre anneler (modayı takip eden vs.)
  30. Politikayla haşır neşir olmaya yatkın kullanıcılar
  31. Muhafazakarlar ve liberaller
  32. İlişki durumu
  33. İşveren
  34. Endüstri
  35. Ünvan
  36. Ofis türü
  37. İlgiler
  38. Motosikleti olan kullanıcılar
  39. Yeni otomobil almayı planlayan kullanıcılar (ne tür ve marka almayı planladıkları, ne kadar süre sonra alcaklarına vs. göre)
  40. Yeni otomobil yedek parça ve aksesuarı satın alan kullanıcılar
  41. Yedek parça ve otomobil servisine ihtiyacı olması muhtemel kullanıcılar
  42. Kullandığınız otomobilin tarzı ve markası
  43. Aracı aldığınız yıl
  44. Aracın yaşı
  45. Kullanıcının bir sonraki aracı için harcaması muhtemel bütçe
  46. Kullanıcının bir sonraki aracını alması beklenen yer
  47. Şirketin kaç kişiyi istihdam ettiği
  48. Küçük işletme sahipleri
  49. Yönetici statüde çalışanlar
  50. Yardım kurumuna bağış yapan kullanıcılar (türüne göre)
  51. İşletim sistemi
  52. Canvas oyunlarını oynayan kullanıcılar
  53. Oyun konsolu sahipleri
  54. Facebook’ta etkinlik oluşturan kullanıcılar
  55. Facebook Payments ödeme aracını kullananlar
  56. Facebook Payments ile ortalamanın üzerinde harcama yapanlar
  57. Facebook’ta bir Sayfa yönetenler
  58. Facebook’a yakın zamanda bir fotoğraf yükleyenler
  59. Internet tarayıcısı
  60. E-posta servisi
  61. Yeni teknolojileri erken/geç takip edenler
  62. Yurt dışında çalışan expat’lar (Memleketlerine göre)
  63. Bir kredi birliğine üye olan, ulusal ya da bölgesel banka müşterileri
  64. Yatırım türüne göre yatırımcılar
  65. Kredi limitleri
  66. Aktif kredi kartı kullanıcıları
  67. Kredi kartı türü
  68. ATM kartı sahipleri
  69. Kredi kartlarında bakiye olan kullanıcılar
  70. Radyo dinleyen kullanıcılar
  71. TV programları seçimi
  72. Mobil cihaz kullanıcıları (Markalara göre)
  73. İnternet bağlantısı türü
  74. Yakın zamanda akıllı telefon ya da tablet alan kullanıcılar
  75. İnternete bir akıllı telefon ya da tablet üzerinden erişen kullanıcılar
  76. Kupon kullananlar
  77. Kullanıcının hanehalkının satın aldığı kıyafet türleri
  78. Kullanıcının hanehalkının en çok alışveriş yaptığı dönemler (yıllık)
  79. Bira, şarap ve alkollü içkiye çok para harcayan kullanıcılar
  80. Market alışverişi yapan kullanıcılar (aldıkları ürünlere göre)
  81. Güzellik, bakım ürünleri satın alanlar
  82. Alerji ilaçları, öksürük/soğuk algınlığı ilaçları ve diğer OTC ilaçları satın alanlar
  83. Ev ürünlerine para harcayanlar
  84. Çocuk ve evcil hayvan ürünleri satın alanlar, ne tür evcil hayvan ürünleri aldıkları
  85. Hanehalkı ortalamanın üzerinde evsel ürün satın alan kullanıcılar
  86. Online (ya da offline) alışveriş yapan kullanıcılar
  87. Kullanıcıların yediği restoranlar
  88. Kullanıcının alışveriş yaptığı mağaza türleri
  89. Online otomobil sigortası, yüksek eğitim, mortgage ya da uydu TV gibi tekliflere açık kullanıcılar
  90. Bir kullanıcının ende yaşadığı süre
  91. Yakında taşınması olası kullanıcılar
  92. Olimpiyatlar, bahar futbolu, cricket ya da Ramazan’la ilgilenmesi muhtemel kullanıcılar
  93. İş ya da eğlence için sık sık seyahat eden kullanıcılar
  94. Çalışma hayatına odaklı kullanıcılar
  95. Kullanıcıların gitmeye eğilimli oldukları tatiller
  96. Yakın zamanda tatilden dönen kullanıcılar
  97. Yakın zamanda seyahat uygulaması kullananlar
  98. Devremülk kullananlar

Liste, birçokları için fazla detaylı, hatta abartılı görünüyor olabilir ancak Facebook’un tüm bu bilgileri tek başına almadığını belirtmek gerekiyor. Öncelikle ABD’de olmak üzere şirketi kredi raporlama için Experian, online-offline ticareti birleştiren veri devleri Axciom, Datalogix ve Epsilon gibi şirketlerle anlaştığı biliniyor.  Facebook’un reklam hedefleme araçları üzerindeki titiz çalışma düşünüldüğünde şirketin reklam engelleyici yazılımlara karşı tutumu da daha net anlaşılabilir.

Kaynak : webrazzi.com

Türkiye’de girişimciliğin gelişmesi için bürokrasiden uzak devlet teşviklerinin artmasını umutla beklerken geçtiğimiz hafta Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilecek en az tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli sayısı 15’e düşürüldü. Bu da 15 çalışan ile Ar-Ge yapan girişimcilerin ciddi vergi muafiyetlerinden yararlanabilmesi anlamına geliyor.

Söz konusu kanun güncellemesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, “Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Deneti̇m Yönetmeliği” bağlığı altında Resmi Gazete’de yayımlanan güncellemenin artından geldi. Ülkemizde Ar-Ge, teknoloji ve yenilikçi ekosistemi bir adım ileriye taşıyacak güncellemeler şeklinde yorumlanan kanun kapsamında 15 tam zamanlı Ar-Ge personeliyle Ar-Ge Merkezi olunabilecek ve Ar-Ge Merkezleri ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde dışarıda geçen zamanın yüzde 100’ü için gelir vergisi teşviki uygulanabilecek.

Karşılaştırmalı olarak baktığımızda yeni kanunla gelen değişimi şu şekilde özetlemek mümkün:

Diğer yandan yeni kanunla Teknoloji Geliştirme Bölgeleri için daha önceden olmayan ‘dışarıda geçen zaman için gelir vergisi stopaj teşviki’ devreye giriyor. Bu yenilikle Ar-Ge çalışmalarını destekleyecek faaliyetlerde yüzde 100, yüksek lisans ve doktora eğitimi için de yüzde 100 destek geliyor. 

10 Ağustos’ta yayımlanan yeni Ar-Ge teşvikine dair yeni düzenlemenin ardından gelen bu değişiklikler Ar-Ge insan kaynağı sayısının artmasını ve yenilikçi şirketlerin ortaya çıkmasını/gelişmesini hedefliyor. Ancak en başta da bahsettiğim gibi Türkiye’de bürokrasiye dolanmayan girişimcilik desteklerinin artmasını temenni ediyoruz. Son yıllarda sayıları giderek artan teknokentlerin (bkz: Türkiye’dkei teknokentler listesi) üniversitelerle uyumlu çalışması da bu değişimi hızlandırabilir.

Eğer şirketinizde 15 ve üzeri tam zamanlı Ar-Ge çalışanına sahipseniz kanunun detaylarını inceleyebilir ve konunun uzmanı iş ortaklarınıza danışabilirsiniz. 15 kişiye yakın Ar-Ge çalışanınız varsa dahi bu teşviklerle karşılanacak avantajla yeni Ar-Ge yeteneklerini şirketinize kazandırmayı düşünebilirsiniz.

Görsel Kaynak: Shutterstock

Kaynak : webrazzi.com

Tatilde ya da hafta sonu kaçamağında kullandığınız birçok ürün bütün bir yıl evin bir köşesinde tatil yapıyor. Bu atıl potansiyeli gören yeni bir girişim Bumerangla, süreli ihtiyaçlar için bir Airbnb platformu.

İTÜ Çekirdek bünyesinde yer alan ve Impact Thinking Bootcamp’e kabul edilen Bumerangla’nın kurucusu Gizem Sercan Unsal, bu yılın başından beri üzerinde çalıştığı girişimini yaklaşık iki hafta önce hayata geçirdi. Sahip olmanın yerini erişimin aldığı gerçeğinden yola çıktığını söyleyen Gizem, Bumerangla ile kaynakların efektif kullanılmasıyla sürdürülebilir bir tüketim alışkanlığı yaratılması ve ürün kiralama yoluyla yeni bir kullanım deneyimi yaratmayı amaçladığını söylüyor. Bumerangla Airbnb modelini süreli ihtiyaçlar için kullanılan ürünlere uyarlıyor. 

Bumerangla.com adresinden erişebildiğiniz platform, macera, spor, fotoğraf ve eğlence kategorisindeki ürünlere odaklanıyor. Arama merkezli sitede, ihtiyacınız olan ürüne ait ilanlar, (Airbnb v.b. platformlarda olduğu gibi) harita görünümüyle listeleniyor. Bir ilanın detaylarında ürünü kiralayan kişiyle ilgili bilgileri görebiliyor ve doğrudan konuşmaya başlayabiliyorsunuz. Bumerangla kiralama ilan sitelerinden lokasyon bazlı ürün arama, ödeme sistemi, kira sözleşmesi ve depozito servisleriyle ayrışmak istiyor.

Yapılan kiralamalardan aldığı komisyonla gelir yaratan Bumerangla, yalnızca ihtiyaç süresince kullanılacak ürünler için değil, aynı zamanda satın almadan önce denemek isteyebileceğiniz yüksek maliyetli ürünler için de iyi bir adres. DJ synthesizer, oyun konsolu, özel ses sistemleri, extreme spor ekipmanları ya da hoverboard gibi merak edilen ürünleri satın almadan denemek Bumerangla ile mümkün.

Halihazırda Letgo, Zebramo gibi mobil seri ilan sitelerinin yükselişte olduğu bugünlerde, Bumerangla için mobil öncelikli hale gelmek büyük bir avantaj olabilir. Kısa vadeli hedefleri arasında mobil uygulamasını hayata geçirmeyi sıralayan Bumerangla, orta vadede teslimat noktaları ve depolama hizmetleri vererek, Türkiye genelinde yayılmayı hedefliyor.

Kaynak : webrazzi.com

İnternet ekonomisi ile bilgi güvenliği sektörünün mutualist ilişkisi hız kesmiyor. Gartner‘ın araştırmasına göre bilgi güvenliği ve hizmetlerinin pazar hacmi 2016 yılında 81,6 milyar dolara ulaşacak.

Bilgi teknolojileri alanında en tecrübeli araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner, yeni raporunda bilgi güvenliği ve hizmetlerinin geleceğine ışık tutuyor. 2016 sonunda bu dikeyin yüzde 7,9 büyüme göstereceğini ve sektör hacminin 81,6 milyara ulaşacağını öngörüyor.

Gartner’a göre 2020 yılına kadar en büyük büyüme oranını yakalayacak 3 kategori ise güvenlik testleri, bilgi teknolojilerinde dış kaynak kullanımı ve veri kaybı önleme hizmetleri olacak. Yani şirketlerin veri odaklı büyümesi hızlandıkça veri odaklı güvenlik hizmetlerinin değeri de artacak ve bu alanda hizmet sunan yetenekli şirketler önümüzdeki yılların gözdesi olacak.

Gartner’ın kıdemli analistlerinden Elizabeth Kim, önleyici yaklaşımların istenmeyen saldırıları durdurmak konusunda başarılı olmadığını söylüyor. Dolayısıyla şirketlerin önleyici hizmetlerle tespit etme ve yanıt verme alanında dengeli bir harcama yapmasını öneriyor. Bu alandaki yetenek eksikliğine de dikkat çeken Kim, tehditleri analiz eden ve yanıt veren hizmet sağlayıcıların önemine dikkat çekiyor ve hem büyük hem de küçük yapılanmaların güvenlik harcamalarının artacağı yönünde görüş bildiriyor.

2019’da her 10 şirketten 9’u veri kaybını önlemek için adım atacak

Rapordaki dikkat çeken rakamlardan biri de güvenlik duvarı yazılımı fiyatlarının artışıyla ilgili. Gartner’ın öngörülerine göre bu alandaki fiyat etiketleri 2018’in sonuna kadar yıldan yıla yüzde 2-3 oranında artacak. Günümüzde veri kaybını önleme konusunda şirketlerin yüzde 50’si adım atmış durumda. Bu oran 2018 itibarıyla yüzde 90‘a kadar çıkacak.

Gartner, şirketlerin regülasyonlar ve fikri hakların koruması söz konusu olduğunda daha uygulayıcı olduğunu belirtiyor. 2019 yılı sonuna kadar herkese açık bulut bilişim adaptasyonunun güvenlik duvarı harcamalarını yüzden 10’dan daha az etkileyeceğini de ekliyor.

Hizmet olarak sunulan yazılım (SaaS) uygulamalarının yükselişi ise güvenlik duvarı harcamalarını önümüzdeki 3 yıl süresince etkileyecek. Zira 2015’te Gartner’ın araştırmasına yanıt veren CIO’ların sadece yüzde 16’sı ilk tercihlerinin SaaS uygulamaları olacağını söylemiş ki SaaS uygulamalarının yanında mimari olarak sunulan yazılım (IaaS) ve platform olarak sunulan yazılım (PaaS) girişimlerinin de dikkat çektiğini hatırlatmakta fayda var.

Görsel Kaynak: Shutterstock

Kaynak : webrazzi.com

Avrupa merkezli GoodBarber ile kod yazmadan -‘native‘ olarak- mobil uygulama sahibi olabiliyorsunuz. Kullanıcılarına çok sayıda tema seçeneği sunan girişim, YouTube ve WordPress gibi içerik kanallarıyla entegre olarak çalışıyor.

GoodBarber’ın kullanıcı paneli üzerinde Android ve iOS platformları için herhangi bir şekilde kod yazmadan oluşturduğunuz mobil uygulamanızı, mobil cihazlarınızdan gerçek zamanlı olarak test edebilmeniz de mümkün. Bu arada GoodBarber bir süredir Türkçe olarak da hizmet veriyor.

Güney Fransa’da yer alan turistik Corsica adasında ve 2011 yılında kurulan girişim, yoluna yatırım almadan devam ediyor. Türkçe dışında 9 farklı dil seçeneğine daha sahip olan GoodBarber temel olarak Avrupa ve ABD pazarlarını hedef alıyor.

GoodBarber kullanıcılarını gerçek zamanlı test, onlarca tema seçeneği ve 50’nin üzerinde içerik kaynağı haricinde platform içine entegre edilmiş bir stok fotoğraf servisiyle ‘beacon‘ teknolojisi de dahil olmak üzere çeşitli müşteri sadakati çözümleri bekliyor. GoodBarber ile hazırlanmış uygulamaları dilerseniz platformun kendi geliştirici hesaplarından dilerseniz de bizzat kendi hesaplarınızdan yayınlayabiliyorsunuz.

3 farklı pakete sahip olan GoodBarber’da fiyatlar aylık olmak üzere 16 ile 48 euro arasında değişiyor. Girişim bunun dışında bayilik (‘reseller’) mekanizmasına da sahip. Bu noktada bayileri için ‘white label’ bir çözüm sunan girişim, aylık 200 euro karşılığında sınırsız sayıda mobil uygulamayı kabul ediyor.

Tüm paneli ve dokümantasyonu Türkçe olan GoodBarber, aynı zamanda kullanıcılarına Türkçe olarak destek de verebiliyor. Bugüne kadar Avrupa girişimcilik ekosisteminde adından pek söz ettirmemiş olsa da ortaya güzel bir ürün koymayı başaran girişimle ilgili gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Son olarak; daha önce mobil uygulama oluşturma platformlarını sizler için karşılaştırmıştık. Bu haberimizde GoodBarber ve alternatiflerine detaylıca göz atabilirsiniz.

Webrazzi için GoodBarber’ı test ederken kullanıcı panelinden aldığımız bir ekran görüntüsü

Kaynak : webrazzi.com